4857 sayılı Kanun’a göre işçinin ücretinin kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmemesi veya ödenmemesi, işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetme imkânı tanır. Bu hak, Kanun’un 24. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinde düzenlenmiştir:
“İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse...”
Fazla mesai ücreti de bir ücret türü olduğundan, fazla çalışma ücretinin hiç ödenmemesi veya eksik ödenmesi bu bent kapsamında değerlendirilir ve tek başına haklı fesih sebebi oluşturur. Ayrıca işçinin onayı alınmaksızın sürekli ve yoğun biçimde fazla çalışmaya zorlanması, işçinin sağlığını ve yaşamını tehlikeye sokacak nitelikteyse, aynı maddenin 2. fıkrasının (a) bendi kapsamında sağlık sebebiyle haklı fesih hakkı da gündeme gelebilir.
Fazla çalışma ücretinin ödenmemesine dayalı haklı fesih hakkı, uygulamada şu halde de doğar:
- İşçinin hak ettiği serbest zamanın, haklı bir neden olmaksızın altı ay içinde kullandırılmaması,
- Günlük çalışma süresinin 11 saati aşması,
- Gece çalışmasının 7,5 saati aşması.
Fazla çalışma ücretine, İş Kanunu’nun 34. maddesi uyarınca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. Faizin başlangıç tarihi işverenin temerrüde düşürüldüğü andır: işverene ihtarname gönderilip ödeme için süre verilmişse faiz bu sürenin sonundan itibaren; ihtar çekilmemişse dava veya ıslah tarihinden itibaren işlemeye başlar.
İşçi, fazla çalışma nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinde;
- Kıdem tazminatına hak kazanır,
- Ödenmeyen fazla çalışma ücretini, varsa diğer işçilik alacaklarıyla birlikte işverenden talep edebilir.
Fazla çalışma ücreti alacağının tahsili için öncelikle zorunlu arabuluculuk süreci tamamlanmalıdır. Sürecin olumsuz sonuçlanması halinde yetkili İş Mahkemesinde dava açılmalıdır. Yetkili mahkeme, davalı işverenin yerleşim yeri mahkemesi veya İşin yapıldığı yer mahkemesidir.